Metin Akpınar’ın yazmış olduğu harika bir yazı…
Empati …/Metin Akpınar
YA ERGENEKON DAVASI ŞÖYLE BİR SÜREÇ İZLESEYDİ…
“Ben CIA ajanı değilim” 20.12.2009 15:28
Liberal aydınlar, iktidara karşı güçlü bir muhalefet sergiledikleri için aylardır, hatta yıllardır tutuklu aydınlarımız için şöyle diyorlar: “Onlar için üzülüyoruz, ama Ergenekon çok önemli bir dava, hatta asrın davası,böyle davalarda olur böyle şeyler. Suçsuz olanlar eninde sonunda beraat eder, özgürlüklerine kavuşurlar.” Read the rest of this entry »
1919 – Mayıs – Havza
Sessiz, durgun, baş eğik kalmayınız.!
Uyanınız.!
Milli bağımsızlığımızı
çiğniyorlar.!
Haklarınızınızı savunmak için birleşiniz,
düşmanın karşısına dikiliniz.!
Toplantılar yapınız.!
Mitingler düzenleyiniz.!
Sesinizi duyurunuz.!
Bütün dünyaya;
“Ben, Türküm bağımsızlık bana
atalarımdan miras kaldı,
onu sana vermem”
diye haykırınız.!
Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan,halkını esir eden,
içeri de ki cephenin suskunluğudur.!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
AKP iktidarı yedi yıldan beri ülkemizi yönetiyor. Bu süre içerisinde kendi açısından yaptığı ve gerçekten “Başarılı” olduğu en büyük iş, medyayı halletmek oldu. Bunu yaparken Tayyip ve şürekâsı üç boyutlu işlem yaptılar.

Sabah Gazetesi ile atv’nin devlet bakanlarından sağlanan para ile AKP’nin eline nasıl teslim edildiğini unutmayalım. Örneklerden sadece biridir.
2- Kendilerinden olmayan medyayı sindirdiler, korkuttular. Buna hem doğrudan . Hem de işadamlarını korkutarak yaptılar. İşadamları nasıl kokutuluyordu? Muhalif bilinen gazete ve televizyonlarda reklam vermesinler diye kibarca uyarılıyorlardı.
Read the rest of this entry »
Türkiye, kendini büyük; memleketi küçük gören eski bağnaz yoksul politikacıların, bunların cehaletlerinin esiri oldu. Devlet kesesinden semirince, civcivler çıktıkları yumurtayı beğenmiyorlar. Kimler mi? Alın birini vurun diğerine.
Örgütlü cehalet korkutarak yürüyor üstümüze. Diyorlar ki:
“Bak bu sorunları sen çözmezsen, başkası çözer…”
O başkası kim? Read the rest of this entry »
Mustafa Kemal’i Sevmek……….1………….
Sevmek…
Mustafa Kemal’i sevmek…
Özgürlüğü ve bağımsızlığı sevmek…
Bunları karakter, yani ruh, öz, omurga olarak kabul edenleri sevmek.
Mustafa Kemal’i sevmek… Fikri hür, ilmi hür, irfanı hür olanları sevmek…
Mustafa Kemal’i sevmek…
02 01 2009 Tarihli sözcü gazetesinde yayınlanan, şuanda tutuklu olan Tuncay Özkan’ın genel başkanı olduğu ” YENİ PARTİ” hakkında yazdığım yazıyı, şu cümlelerle tamamlamıştım :
” Ülkemizin kurtuluşu, bu partinin desteklenmesi ve katılımların hızla artmasına bağlı … İnanın kurtuluşumuzun tek çaresi de bu …”
Read the rest of this entry »
Hiç unutmuyorum, 1977 baharıydı. Doğanın gelinlik kızlar gibi renklendiği günlerin birinde, Profesör Dr. Türkan Saylan ile, onun, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi”ndeki odasında buluştuk.
Türkan Hoca, Türk insanının filmlerden, romanlardan tanıyıp korktuğu, hatta doktorların bile yanlarına yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzam (lepra) hastalarının tedavisi için savaş vermeye başlamıştı. Yurdu karış kırış dolaşıyor, karşılaştığı her cüzzam hastasını yeni bulunan bir ilaçla tedavi ediyordu..Bu amaçla Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi”nin arka tarafında, ağaçlar arasında, çukur bir yerde inşa edildiği için uzaktan hiç fark edilmeyen küçücük Lepra Hastanesi de bu çabanın odağı olmuştu…
17 Mayıs 2009 PAZAR GÜNÜ SAAT 12.00′de BAŞKENT ANKARA’da
TANDOĞAN MEYDANI’ndayız.
”CUMHURİYET MİTİNGİ VE BİRLİĞE ÇAĞRI”
SİZ DEĞİLMİYDİNİZ ?
TANDOĞAN DA
GÜNDOĞAN DA
ÇAĞLAYAN DA
SİZ DEĞİLMİYDİNİZ ?
BURALARDA CUMHURİYETE KOŞAN
NERELERDESİNİZ?
DEĞİLMİ FAŞİZM
CUMHURİYET YOLLARINI TIKAYAN
NERELERDESİNİZ?
Read the rest of this entry »
12’nci dalgada sörf yapanlar .
ANİDEN kayboluyor
Ne zaman bir Ergenekon dalgası gelse, hazret toz oluyor. Bu onun 12. kayboluşu, eski ve sevdiğim deyimle, gaybubeti.
Kaç gündür özlüyorum, öfkeli bakışlarını, mangalda kül bırakmayan sözlerini arıyorum, ama yok. Ergenekon’da dalga yükseliyor, Tayyip Erdoğan’da dalga duruluyor ve kayboluyor.
Ergenekon dalgalarını medya açısından topladığımızda, ortaya çıkan fotoğraf, sanıyorum, AKP’ye keyif veriyor. Read the rest of this entry »
BU fotoğrafa iyi bakın. Hayatının belki de son günlerini yaşayan bu kadının yüzündeki ifadeyi, bakmakla yetinmeyin, inceleyin.
Kemoterapiden dökülmüş saçlarını göstermemek için başına örttüğü eşarba, boynuna taktığı o kırmızı fulara, “time out” (mola) işareti yapan eline bakın.
Çünkü bu fotoğraf, ülkemizde bir dönemin sembolü olacaktır.
Portekiz’de silahın ucuna takılan karanfil neyse onun gibi bir şey.
Tiananmen Meydanı’nda tankın önünde duran genç neyse onun bu versiyonu.
Çünkü bu olayda, içinde vicdan denen şeyin zerresi kalmış her insana dokunan bir şey var.
Kimine, bütün hayatını toplumsal yardımlaşmaya vermiş bir kadına yapılan muamele dokundu.